Toplumda yıllardır kadınların doğuştan gelen bir annelik içgüdüsüne sahip olduğu düşünülmektedir. Birçok insan , her kadının zamanı geldiğinde anne olmak isteyeceğini düşünür. Ancak günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar, bu konunun düşünüldüğü kadar basit olmadığını göstermektedir.Bilim insanları, annelik davranışının yalnızca içgüdü ile değil ; hormonlar , çevre , psikoloji ve toplumsal etkilerle birlikte olduğunu söylemektedir.
Araştırmalara göre doğumdan sonra salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları, anne ile Bebek arasındaki bağı güçlendirmektedir.Özellikle oksitosin hormonu, insanlarda sevgi, bağlılık ve koruma davranışlarıyla ilişkilendirilmektedir . Bu nedenle bazı bilim insanları annelik davranışının biyoloji ile ilgili olduğunu kanıtlamıştır.Buna rağmen her kadın annelik hissini aynı şekilde yaşamamaktadır.Bazı anneler doğumdan hemen sonra bebek ile bağ kurarken bazıları , bu bağı zamanla kurmaktadır. Doğum sonrası depresyon yaşayan annelerin bebek ile bağ kurma süreci farklı işleyebilmektedir.Bu durum annelik duygusunun otomatik bir içgüdü olmadığını düşündürmektedir. Ayrıca toplumun kadınlara yüklediği roller de bu konuda etkili olabilir. Küçük yaşlardan itibaren kız çocuklarına oyuncak bebek verilmesi , ileride anne olacaklarını söylenmesi ve kadınlığın annelik ile ilişkilendirilmesi insanların düşüncelerinde büyük bir etki bırakmaktadır. Bu nedenle bazı uzmanlar annelik davranışının toplumsal bir dayatılmadan kaynaklı olabileceğini düşünmektedir.
Sonuç olarak bilimsel veriler , annelik davranışının biyolojik yönleri olduğunu göstermektedir. Ancak " her kadının doğuştan anne olmak ister " düşüncesi bilimsel olarak kesin kabul edilmemektedir. Günümüzde uzmanlar , annelik davranışının biyoloji,psikoloji ve toplumsal etkenlerinin birleşimi ile oluştuğunu düşünmektedir
1 Yorumlar
Kozmik Zihin yazarlar ekibimize yeni katılan Dilan Eser'in yazmış olduğu bu blog yazısını okumanızı tavsiye ederim.
YanıtlaSilYazarımız Dilan Eser Konu tek bir nedene indirgenmemiş; biyoloji, bireysel psikoloji ve toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki korelasyon çok katmanlı bir şekilde kurmuştur.
Tebrik ederim.