İnsanlık tarihindeki en büyük keşiflerden biri ateş, tekerlek ya da elektrik değil; belki de sayıların keşfidir. Çünkü sayılar olmadan ölçmek, hesaplamak ve evreni anlamak neredeyse imkânsız olurdu. Ancak burada ilginç bir soru ortaya çıkar: Sayılar gerçekten var mıdır, yoksa insan zihninin oluşturduğu soyut kavramlar mıdır?
İnsan oğlu dünyaya geldiği günden beri hesaplama, sayma, toplama ve çıkarma gibi matematik gerektiren işlemler yapmıştır. Mağara duvarlarına ne kadar büyük ve hangi açıyla resimler çizeceğinden, hasat edilen bir bölgenin büyüklüğünü hesaplamaya kadar birçok alanda sayıları kullanmıştır.
Zamanla bu bilgi birikimi katlanarak büyümüştür. İnsanlar sayılar sayesinde bir uzay aracını hangi hızlarda yörünge dışına çıkaracaklarını hesaplayabilmiş, devasa köprüler ve gökdelenler inşa edebilmiştir.
Demem o ki, sayılar insanlığın hayatında her zaman var olmuş ve onun ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
Ve tam bu noktada insanların aklına şu soru gelir:
Sayılar gerçekte var mıdır,yoksa birere insan zihninin ürünü müdür?
Aslında sayı diye ifade ettiğimiz “1, 6, 9, 0, 17, 35000, 5” gibi kavramlar birer sıfattır. Yani gerçekte “1” diye bağımsız bir şey yoktur; “1” bir sıfattır. Örneğin “1 elma ver” deriz. Buradaki “bir” kavramını beş duyu organımızla algılayamayız, çünkü bu somut bir şey değildir.
Çünkü doğada tek başına var olan "1" diye bir. nesne yoktur."Bir" kavaramı ancak bir şey ile birlikte kulanırız.
Belki de sayılar, insan zihninin yarattığı en büyük araçlardan biridir. Onları doğada doğrudan göremeyiz, dokunamayız ya da koklayamayız; ancak etkilerini her yerde hissederiz. Evreni anlamaya çalışırken kurduğumuz bu soyut dil sayesinde yıldızların hareketini hesaplayabiliyor, dev yapılar inşa edebiliyor ve karmaşık sistemleri yönetebiliyoruz. Belki de insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri tam olarak budur: Hiçlikten anlam üretme ve o anlamla dünyayı yeniden şekillendirme gücü.
Yazan: ŞEHMUS SAVAŞ
10 Yorumlar
Biz insanlar nasıl oluyor da hiçlikten böylesine sonsuz bir derinlik yaratabiliyoruz? Gerçekte somut olarak var olmayan sayıları nasıl geliştirdik? Fonksiyonlar, logaritmalar gibi karmaşık kavramları nasıl ortaya çıkardık? Örneğin bazen “2” yerine √4 kullanıyoruz ya da bir değeri farklı sembollerle ifade edebiliyoruz.
YanıtlaSilGerçekte doğada somut olarak bulunmayan bu kavramlarla nasıl bu kadar derin ve güçlü bir sistem kurabildik? İnsan zihninin böyle bir soyutlama gücüne sahip olması gerçekten çok ilginç ve düşündürücü.
İYİ OKUMALAR 🪐
Sayılar sadece insan hayatını kolaylaştırmak için yine insanlar tarafından bulunmuş soyut bir araçtır bence. Yani o da en az elektrik ya da tekerlek kadar önemli bir icat. Tek farkının sadece soyut olması ve insanlara hayal ürünü gibi geliyor sayıları ilginç yapan tek şeyde bu bence
SilEvet ve soyut olan bu kavramlar nasıl olurda bukadar geliştirebildik?
SilYeni bloglarınızı bsabırsızlıkla bekliyorum hocam.
YanıtlaSilTakipte kalın
YanıtlaSilÇok güzel yazmışsınız.
YanıtlaSilTeşekkür ederim
YanıtlaSilHarika olmuş 🤌
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilHocam ellerinize sağlık.
YanıtlaSil